Neden Elde Edince Bir Şeyin Değeri Biter?

Published by: 0

değer bitme nedenleri, neden değeri biter, bir şeyin değeri nasıl biter

Cevap çok basit “HEDONİK UYUM”

Sanırım bazılarımızın bu konuda da söylediklerini duyuyorum. Bakma, isim o kadar etkileyici ki, kulağa farklı geliyor, aslında zaman zaman hepimizin yaşadığı bazı psikolojik durumlara karşılık geliyor. İçine bakalım, bu ifade ne anlama geliyor?değer bitme nedenleri, neden değeri biter, bir şeyin değeri nasıl biter

Her şeyden önce, istediğiniz bir şeyi düşünün ve makaleye devam etmeden sonunda elde edin. İş, aşk, kariyer, para, çocuk ne istersen. Bir sürü arzu, çok fazla heyecan, hayal, belki gözyaşı, umudunu kaybetene kadar, sahip olduklarını kıskanana kadar. Çok sayıda karmaşık ruh hali. Ve bir gün sonra gelip bu hedefe ulaştığımızda, evet, büyük mutluluk duyacağız. Ne kadar sürdüğü bizim büyük mutluluğumuzdur. Birkaç saat, birkaç gün, birkaç hafta. Farkına bile varmadan duruma alıştığımızı da gördük. Ulaştığımız hedefin ilk günün tadını vermediğini ve aslında bir balonun o kadar büyük olmadığını biliyoruz.

Bu durumun psiko-fizyolojik bir açıklaması var, biliyor musunuz? Bir şey alana kadar yaşadığımız heyecan nedeniyle, beynimiz artık dopamin salgıladığında eski heyecanı hissetmediğinden dopamin salgılanmayı durdurur. Yeni duruma alışır. Hedonik Adaptasyon yaşıyor. Şimdi mutlu olmamız ve sevinçten uçabilmemiz için yeni hedeflere, yeni taleplere, yeni beklentilere ihtiyacımız var. Çünkü yıllardır hayalini kurduğumuz ev nihayet devraldı ve yerleşti ve o ev şimdi sıradan hale geldi ve gözlerimiz daha iyi evlere geçti. Bazı insanlara göre insan memnuniyetsizliği olarak adlandırılan bu durum tamamen insandır.

Ancak endişelenmeyin, hedonik adaptasyon mutluluğumuzu ortada bırakan kötü bir durum gibi görünse de, aslında yararlı olduğu durumlar vardır. Bu sayede zaman içinde büyük üzüntüye neden olan travmaların üstesinden gelebiliriz. Bilirsiniz, her şeyin ilacı olduğunu söylediklerinde aslında hedonik adaptasyon sayesinde ağrılarımız doğru zamanda kaybolur. Bir bakıma içinde yaşadığımız yoğun etki kayboluyor.

İlk aşık olduğunuzda düşünün. Kalbinizin nasıl hızlı ve heyecanlı attığı. Eğer kalplerimiz tüm yaşamda aynı hız ve heyecanla atarsa, ne kadar dayanabiliriz?

Ve bir düşünün, olayın ilk günlerinde bizi yakan hüzün, bir akrabamızı kaybettiğimizde boğazımızı düğümlese ne kadar dayanabilirdik?

Peki olaya eğitim açısından bakalım !!! Doğum anından itibaren, insan köpek yavrusu doğal bir merak ve öğrenme arzusuna sahiptir. Etraflarındaki her şeyi keşfetmeye ve öğrenmeye çalışıyor. Bu ilgi yaşla birlikte değişmez. Yeni veya farklı olanın hepimizin dikkatini çekmediğini düşünmüyor musunuz?

Çocukların da okula başlarken belli bir merak ve heyecanı vardır. Bu merak ve heyecan aynı zamanda okula ve öğrenmeye içsel bir motivasyon sağlar. Ancak, zaman içinde çevrede, aktivitelerde ve öğretim yönteminde değişiklik yapmazsak, çocuğun dikkatini çekemezsek, öğrenme onlar için sıradan hale gelir, heyecan ve yeni olma özelliğini kaybeder. Ancak, şaşırtıcı ve ilgi çekici bir öğretmen olabilirsek, çocuk her keşifte farklı bir zevk yaşayacak, heyecanını asla kaybetmeyecek, bugün sınıfta beni ne bekliyor acaba? coşku ve öğrenme arzusu ile sınıfa gelecek. İlgisine göre hazırlanan etkinliklerle edindiği her yeni bilgi ile öğrenmekten keyif alacaktır.

Öyleyse çocuğu nasıl meraklı ve ilgi çekici hale getirebilir ve öğrenmekten zevk alabiliriz? Tamamen size kalmış. Çocuğa başka hangi seçenekleri sunmanız gerektiğiyle ilgili bir durum.

Unutmayın, DİĞER sadece bir kelime değil, sihirli bir kelimedir. Çocuklarınız için başka neler yapabileceğinizi düşünelim ???? BİR DİĞERİ!!!! BİR DİĞERİ!!!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir